1 yanıt
  1. 3
    Uğur
    Stajyer Ekonomist · 2 ay önce

    İlk olarak Türkiye açısından yorum yapmam gerekirse,

    2016 yılındaki verilerine göre;

    İhracatımızın çok büyük bir bölümünü Avrupa'ya yaptığımız halde, ihracatta 39 Milyar Avro ve 35 Milyar Dolar ABD Doları kullanmışız. Birbirine oldukça yakın değerler.

    İthalatta ise 41 Milyar Avro, 64 Milyar ABD Doları kullanılmış. Burada ise ABD dolarının neredeyse yarı yarıya daha fazla olması ithalat eğilimli bir ülke olmamızdan ve en fazla Çin'den ithalat yapmamızdan, Çin'in ise ihracatta dolar kullanmasından dolayı beklenen bir sonuç.

    Ayrıca Türk firmaların büyük bir kısmı da ABD doları cinsinden borçlanmaktalar.

    Bir diğeri global ekonominin lider para birimi ABD doları.

    Yani bu bilgiler ışığında, dolar kurundaki bir dengesizlik ülke ekonomisinde oldukça yıkıcı etkiler yaratacaktır, bu durumun ise rezervler yardımıyla kontrol altında tutulabilmesi için dolar rezervine bu kadar önem verildiğini düşünüyorum.

    Yükselen dolar kuru tüketim sepetimizde ki çoğu ürünün fiyatını yükseltip, enflasyonu tırmandıran ciddi bir durum yaratırken, dolara nazaran euro o kadar kontrol altında tutulması gereken bir durum taşımıyor.

    Kabaca bir neden sonuç ilişkisi kuracak olursak, euro yükselirse ihracatımız artar, mal satıp karşılığında euro alırız ve piyasada euro artar, artan şeyin değeri düşer ve bunun sonucunda euro kuru tekrar dengeye gelir.