1. 3
Moderasyon notu: Spoiler içerir.

Spoiler içerebilir.

Bence tam bir rezaletti ve İslam'a zarar veren bir filmdi. Her yerinden ay ışığı, gül kokusu ve mucize fışkıran bir film olmuş. Zaten daha vahiy ve peygamberlik gelmeden film bitti. Ne mesaj var, ne Allah'ın kitabı var, ne elçilik ne de mücadele var. Bu filmin adı neden Allah'ın Elçisi?

Duygusallıkla sulugözlülük yaratmak istendi desen o bile yoktu filmde. 3 saatlik bir fiyasko. Şiilerin din görüşü böyle değildir umarım!

Siz ne diyorsunuz sizce nasıldı?

10 yanıt
  1. 2
    Turambar
    Ünvan yok · 1 ay önce

    benim başka bir platformda da paylaştığım yorumlarım şu şekilde:

    bir defa filmde resulullah'ın gösterilmesinin bu denli eleştirilmesini hatalı buluyorum. muhammed bin abdullah bizim tanrımız değil. temel metinlerimizin hiçbirisinde onun temsil edilemeyeceğine dair bir hüküm bulunmuyor. islam dünyasında bir gelenek olarak resulullah'ın temsil edilmemesi anlayışı yerleşmişse de bu neticede bir gelenektir. öyle gelmiş, öyle gittiği için gelenektir, değişir, böyle gelir böyle gider. üstelik bu gelenek doğru bir gelenek de değil. resulullah'ı "dokunulmaz" kıldıkça kendimizden uzaklaştırıyoruz. mustafa islamoğlu'nun veciz teşbihiyle, onu göklere çıkarttıkça ayak izlerini kaybediyoruz.

    zaten filmde de resulullah öyle aman aman gösterilmiyor. çehresi gizli. konuşması sadece altyazı olarak geçiyor, sesi yok. dolayısıyla bunu bu şekilde abartmanın iki sebebi olabilir: ya islam'ı gelenekle karıştıran (ki zaten her zaman en temel sorulardan biri neyin "islam" neyin "gelenek" olduğudur) zevat samimiyetle tepki veriyor ya da şii düşmanı mezhepçiler bir iran filmine çamur atmak için geleneğin verili imkanlarından istifa etmeye çalışıyor. ilki kanaatimce yanlış, ikincisi aleni ahlaksızlık.

    filmin beğendiğim ve beğenmediğim tarafları var. mecidi, mecidiliğini önceki filmlerine göre daha az konuşturmuş. filmin biraz daha ana akıma yakın bir anlatımı var. ama bu ana akım anlatımı da bana göre epey başarılı bir şekilde kotarmış. tam iranlılara yakışır şekilde, hikaye değil duygu yoğun bir film çekmiş mecidi. muhakkak bazı vakalar da gösteriyor ama film bana kalırsa daha çok bizi karakterlerle bütünleştirmesiyle öne çıkıyor. onların ağıdıyla sizin içiniz parçalanıyor, onların gülmesiyle siz gülüyorsunuz. bir de islam dünyası için bu kadar duygu-değer yüklü karakterlerin hikayesi söz konusu olunca sık sık gözlerinizin dolmaması elde değil.

    bu bakımdan filmi çok başarılı oldum. kostümler, dekorlar, vasat sayılabilecek olsa da genelde iyi denilebilecek oyunculuklar, çok kaliteli geçişlerle sizi o döneme biraz daha şiirsel, biraz daha duygusal bir yerden taşıyor film.

    fakat film hurafe dolu. geleneğimizde yer alan ve benim hurafe olduğuna inandığım birçok ayrıntıya yer verilmiş. resulullah'ın üzerinden gölge yapan bir bulut eksik olmuyor mesela. ya da henüz risalet başlamamış olsa da birden çok mucizeye tanık oluyoruz. resulullah doğarken kabe'deki putlar parçalanıyor, gök yarılıp devasa bir ışık abdulmuttalip'in evine, doğumun yapıldığı yere düşüyor, kıtlık içindeki bir deniz kasabasına denizden balıklar yağıyor vs. ben bunların doğruluğuna inanmıyorum. filmin bu tip tartışmalı şeylerle dolu olması beni huzursuz etti.

    bu yönde başka bir ayrıntı da resulullah'ın sürekli, onun peygamber olduğunu kendi kitaplarından bilen birtakım yahudilerin takibi altında olması. kervanına saldırı düzenliyorlar, hasta olduğu yerde pusu kuruyorlar. elbette ebu talip ısrarla resulullah'ı koruyor, kurtarıyor filan. çok az siyer okumadım, böyle vakalar gördüğümü hatırlamıyorum. bu takip meselesi filmi bir çeşit yüzüklerin efendisi: yüzük kardeşliği'ne çevirmiş sanki. hiç hoşuma gitmedi. bu aksiyonun gömülmesine çok gerek yoktu bence.

    bu iki unsurdan dolayı film ayrıca biraz holywood filmlerine çekiyor sanki. hani televizyonlarda karşılaştığımız, başka peygamberlerin hayatlarını anlatan filmler var ya, kısmen onlara. kısmen de bir çeşit fantastik kurguya. bu beni huzursuz etti.

    bir diğer sorun filmde çok hristiyan bir ikon ve semboller zincirine yer verilmiş. denizin kabardığı noktadaki sahne, boykotun ardından müminlerin mekke'ye dönerken mumlarla oluşturduğu görüntü... filmin bazı soundtracklerinin kilise orguyla çalınan şu meşhur hristiyan ilahilerine inanılmaz benzemesi... bunlar sanırım mecidi tarafından, özellikle batı üzerinde sempati oluşturması için özellikle yerleştirilmiş detaylardı.

    aynı şekilde filmde çok apolojist bir içerik de görerek rahatsız oldum. resulullah henüz çocukken özellikle kadınlara ve kız çocuklarına karşı sürekli yüksek bir merhamet ve yardımseverlik gösteriyor. kız çocuklarını öven, kadını yücelten en az 3-4 sahne vardı. bir de kölelikle alakalı buna benzer sahneler vardı. eğer bu ayrıntılar çeşitlenseydi belki bu şekilde yorumlayamazdık ama özellikle kadın konusundaki vurguların yoğunluğu ve genel anlamda yalnızlığı sanki batı'ya apolojist bir mesaj gibi hissediyor insan: "bakın biz müslümanlar aslında kötü insanlar değiliz, kadına da değer veriyoruz" filan. hakikaten değiliz ve hakikaten resulullah değer veriyordu. ama sürekli bunları vurgulayarak savunma pozisyonunda kalmamız da can sıkıcı.

    filmin en son sahnesinde okunan bağlamdan kopuk ayet-i kerimelerin de güncel anlamda doğrudan batı'ya yönelik mesajlar taşıdığıyla beraber bunları değerlendirince insan ister istemez bir apolojizm hissediyor ve rahatsız oluyor. yani filmin bence ana teması kesinlikle şii-sünni çatışması ve şii tezlerini desteklemek değildi. batı'ya karşı islam'ı şirin göstermek, hadi tanıtmaktı.

    şii-sünni gerilimine dair filmde çok bir şey yok diye gördüm. ebu leheb sürekli yerin dibine geçiriliyor. emevilerden evlenmesinden (hint) dolayı ailesine ihanet içinde olan, ihtirasları doyurulmamış bir düzenbaz gibi gösteriliyor. sanırım gerçeklik payı var ve bu sünnileri de yaralamaz. abdulmuttalip'ten sonra ebu talip çok ön plana çıkarılıyor. e o da tarihi hakikat zaten. sünniler de elbette resulullah'ı senelerce himaye eden ebu talip'i sevgiyle yad ediyorlar. dolayısıyla buradan bir ekmek çıkmaz diye düşünüyorum.


  2. 1
    Adnan Öz
    Ünvan yok · 1 ay önce

    Fantastik bir film olmaktan öteye geçememiş, İslami mesajları doğru olarak yansıtamamıştır.

  3. 1
    Mehmet Haldun Dağ
    Ünvan yok · 28 gün önce

    @Mustafa verdiğin linkteki eleştirilerden bir tanesini okudum ve o da film kadar kötü ve yüzeysel.

    “İslam ve Peygamber düşmanları, dünya insanına yanlış bir İslam ve Peygamber imajı sunuyor, islamofobi gittikçe yayılıyor, ben istedim ki, doğru, aslına uygun bir Peygamber ve İslam tanıtımı yapalım, bunu da en etkili araç olarak sinema yoluyla gerçekleştirelim.”
    ...
    Filmi izledikten sonra Mecidi’nin bu sözleri aklıma geldi. Film tamamen BATI DÜNYASINA TEBLİĞ AMAÇLI yapılmış dersem abartmış olmam. Hedef kitle HİRİSTİYAN ve YAHUDİ dünyası. -Tabi ki içimizdeki münafıklarda unutulmamalı-
    ...
    Türkiye’de bazı çevrelerin film ile ilgili teo-politik tartışmalara girmesini anlayamıyorum. Az çok hepimiz İslam tarihini biliyoruz. Bu bilgiler ışığında filmi izleyip fıtratımızda olan ‘iyiyi ve güzeli sevme’ özelliğini yitirmeden, hiç kimsenin zihinlerimize ipotek koymasına izin vermeden âlemlere rahmet olan Efendimiz’in pak çocukluk dönemini sinema diliyle izleyip ruhumuz bir nebzede olsun huzur dolsun hepsi bu. Filmi izleyen insanların özellikle de batı dünyasının kalbinde İslam Peygamberi sevgisi oluşabilirse -ki inanıyorum oluşacağına- işte bundan Müslümanlar olarak mutluluk duymalıyız.

    Mecidi zaten alıntılanan ilk paragrafta saçmalamış. Peygamber ve İslam tanıtımı yapmış oldu mu Mecidi bu filmle yani? Bence olmadı. Ne tanıtılmış oldu peki? Çocukluğundan itibaren çeşitli mucizeler gösteren, peşine düşülen, İsa'nın ve Musa'nın gösterdiği mucizelerden geri kalmamaya çalışan bir peygamber gençliği. Öyle ki karakteri ve ahlakından ileri gelen erdemleri mucizelerin çokça gerisindeydi film boyunca.

    Gerçekte olmayan şeyler uydurarak batıya sevimli görünmeye mi çalışacağız! Yanlış imaj sunulmasından rahatsız olunduysa başka bir yanlış imaj sunmak yerine doğrusunu sunmalıydı. Daha da önemlisi sen batıdan önce müslüman halklara İslamı anlat da öğrensinler. Bunu batı kadar Türkiye'deki teyze amcalar da izliyor sonuçta.

    Devamında eleştirmenin(?) söyledikleri ise çok komik. Konu dinse teolojik tartışma tabiki olacak. Ayrıca bizim geleneğimiz zaten binlerce duygusal hikaye ve kerametlerle dolu. Bunların İslam'a katkısı olduğunu düşünüyor herhalde.

    Bir hadisle bitireyim

    "Beni de, Meryem’in oğlu İsa’yı yüceltip uçurdukları gibi yüceltip uçurmayın. Ben yalnızca bir kulum. Deyin ki: Allah’ın kulu ve rasulü." (Buhari, Hudut, 31 vd.)

  4. 1
    Turambar
    Ünvan yok · 25 gün önce

    2012 yapım bir Hz. Ömer dizisi vardı. Şimdi hızlı bir aramada bulamadım ama yanılmıyorsam Katar yapımıydı. İşte bu filmin o dizinin kalitesine ulaşamadığını düşünüyorum. Hz. Ömer dizisi, selefilerin konuya el atmasından olsa gerek, tartışmalı ve muharref geleneğe çok daha az yer veren, o dönemin atmosferini gayet iyi şekilde aktaran bir diziydi.

    Üstelik orada hem Resulullah'ın hem Hz. Ömer'in hem de geri kalan ashabın hikayesi bir çeşit süper kahraman hikayesi gibi sunulmuyordu. Resulullah Allah'tan vahiy alan, dirayetli fakat alelade bir kuldu. İnsanların hikaye edilebilir noktası mucizeleri ya da sonradan uydurulmuş yakalama sahnelerinden kurtulmaları filan değil döneme göre çağlar aşan erdemli duruşlarıydı.

    Sanırım sinematografik açıdan daha kalitesiz kalır. Yani Mecidi'nin filminin bir sinema olarak kalitesi sanırım daha yüksek. Ama kurgusu, tarihi gerçekliğe sadakati ve temel mesajının kuvvetliliği bakımından Hz. Ömer dizisinin örnek bir yapım olduğunu düşünüyorum.

  5. 1
    Emre Özdemir
    Ünvan yok · 22 gün önce

    Filmi bugün izlemek nasip oldu. Ben pek beğenemedim. Naçizane yorumlarım şöyle:

    1. Öncelikle filmde Muhammed Peygamber'in profili, tarihsel bilgimiz ve özellikle Kur'an'dan edindiğimiz bilgilerle hiç bağdaşmıyor. Bu filmin müslümanlar açısından kötü sayılması için yeterli bir neden. Bizden biri olan "arkadaşımız Muhammed", "doğduğu andan itibaren bizden biri olmayan Muhammed"e dönüştürülmüş. Bu neden böyle yapılmış hiç anlayamadım.

    2. Filmin fazlasıyla hristiyanvari bir estetiği vardı. Şii geleneğindeki aşırı yüceltme eğilimiyle de alakalı tabii bu. Sinematik ögelerin fazla olması da doğallığı yok etmiş.

    3. Günlük hayattaki sevgi ve samimiyet zaman zaman hissettirebilmiş ama bazen tatsız bir şeye dönüşmüş. Mesela peygamberin süt annesinin kendi çocuğundan çok onu sever, önemser gibi görünmesi bence tatsız bir ayrıntı. Bir anne ve öz çocuğu için üzücü bir durum.

    4. Film müziklerinin hiç bir karakteristiği yoktu. Enstrumanlarla yapılan bir uğultu şeklindeydi. Film de uzun olunca filmden baş ağrısıyla çıktım.

    Filmin devamı da gelecekmiş ama ben onların da farklı olacağını düşünmüyorum.

  6. 0
    Emre Özdemir
    Ünvan yok · 29 gün önce

    Gitmeyi düşünüyordum. Gitsem mi daha çok şey kaybederim gitmesem mi?

    1. 1
      Bence ekonomik olarak zorluk oluşturmuyorsa gitmelisin. Bir defa iyi bir seyirlik. Uzunluğundan kaynaklı ara sıra sıksa da, genel olarak insanı mutmain ediyor. İkinci olarak, filmin yarattığı tartışma da kıymetli bir tartışma. Buna daha olgun katkı sunmak...

      Bence ekonomik olarak zorluk oluşturmuyorsa gitmelisin. Bir defa iyi bir seyirlik. Uzunluğundan kaynaklı ara sıra sıksa da, genel olarak insanı mutmain ediyor. İkinci olarak, filmin yarattığı tartışma da kıymetli bir tartışma. Buna daha olgun katkı sunmak, bu tartışmayı toplum içerisinde yürütmek de kıymetli.

  7. -1
    Mustafa
    Ünvan yok · 28 gün önce

    Film Peygamberimizin çocukluğu ile alakalı. Yönetmen iki film daha çekeceğini söylemişti. Araştırmadan yorum yapılırsa böyle olur tabi.

  8. -1
    Mustafa
    Ünvan yok · 28 gün önce

    Film hakkında eleştirmenlerin yorumu şurada:

    http://kritik.yenikaynak.com/tag/hz-muhammed/

    Faydalı olabilir.

    1. 0
      (11/HÛD-112: Artık sen, sana nasıl emredildiyse öylece dosdoğru hareket et ve seninle berâber bulunan ve tövbe etmiş olanlar da dosdoğru hareket etsinler ve taşkınlıkta bulunmasın, aşırıya kaçmasın, çünkü şüphe yok ki o, ne yapıyorsanız hepsini de görür.)...

      (11/HÛD-112: Artık sen, sana nasıl emredildiyse öylece dosdoğru hareket et ve seninle berâber bulunan ve tövbe etmiş olanlar da dosdoğru hareket etsinler ve taşkınlıkta bulunmasın, aşırıya kaçmasın, çünkü şüphe yok ki o, ne yapıyorsanız hepsini de görür.) Allah' ın kitabı Kur'an da bu açık hüküm varken müslümanların tüm eylemlerinde de dikkatli olmakları gerekir. Bu filmi yaparken de bu hüküm dikkate alınmalıydı.

      "Benden Kur’an dışında hiçbir şey yazmayın. Kim benden Kur’an dışında bir şey yazmışsa imha etsin.” (Müslim, Sahihi Müslim, Kitab-ı Zühd, Hanbel, Müsned, 3/12, 21, 33) Hz. İsa’nın sözlerinin dine dönüşmesini, kendisinin de tanrılaştırıldığını görmüş ve aynı şeyin İslam dinine ve kendisine yapılmasını istememiştir. Filmdeki kur'an dışı anlatımlarla Peygamberimizin istekleri bile yerine getirilmemiş demektir.

      Peygamberimiz kendisi böyle olmasını isterken bizim filmi eleştirimizde gayet doğru ve doğal olanıdır. Peygamber sevgisini tabiki yaşayacağız, fakat bu Allah' ın, Kur'an' ın ve İslam' ın önüne geçmemelidir. Bir de dikkat edilmesi gereken çok önemli bir konu var ki ; gerçek olmayan mucizevi vasıflar yükleyerek kendisinin yıktığı putlarla aynı seviye ye Peygamberimizi de getirmemeye özen göstermeliyiz. Doğru olmayanları ona atfederek ne Allah' ın ve Kur'an' ın istediği yolda olabiliriz, ne de Peygamberin istediği yolda.