1. 2
    Başlık açıldı Hukuk 11 gün önce

    Madem tecavüz eden evlenince kurtulacak...

    Babilbaligi
    Patent Vekili, İnovasyon Danışmanı

Madem hukuk sistemimize bir suçun ardından mağdur ile kurulan kurumda cezanın açıklanmaması öneriliyor, o zaman bu tüm suçlarda uygulansın;

Mesela bir şirketin malını çalan, o şirkete ortak olursa hapis yatmasın, sonuçta yağma kültürü bizim geleneğimiz ve bu toplumumuzun kanayan bir yarası.

Mesela cinayetlerde maktülün eşi ile evlenip çocuklarına bakan katil ceza almasın, yazık, kıyamam. cinayetten yatan, ailesi mağdur olan kaç bin kişi var biliyor musunuz?

Mesela bir bankayı mı dolandırdınız, banka sizi işe alsın, gidin borsadan bankanın hisselerini alın, mağduriyet kalmasın. Artık ortağısınız canım kurumun, aranızda lafı mı olur?

Böyle bir hukuk sistemine ne dersiniz? Kanuna uymayanları "mağdur" ilan edelim, geleneklerimizde töremizde olan ne varsa uygulayalım, bakalım nasıl oluyor? Neden sadece tecavüz suçlarına istisna tanınıyor?

Madem gelenek, ben de at sırtında talana gitmek istiyorum arkadaş, bana da böyle cezasızlık hükmü çıksın...

Ne dersiniz?

p.s. Evet yazarken biraz midem kalktı, ama memleketin gidişatı daha fena bulantı yapıyor...

7 yanıt
  1. 2
    camillo
    Ünvan yok · 10 gün önce
  2. 0
    Eren
    · 11 gün önce

    ortada bir karışıklık var, bu hukuki tanım eksikliğinden kaynaklanıyor.

    mesele şu ki: 14-16 yaş gurubu çocuk sayılır. 16 yaştan üstü başka uygulamara tabi. çocuk gurubuna giren yaşta olan çocuklar, rızası ile ve hatta aile rızası ile dahi evlenen, evlendirilen çocuk istismara uğramış sayılıyor. boşluk buradan çıkıyor.

    yani evlenen çocuk olduğu için, rızasıyla dahi evlense istismara uğramış sayılıyor. Bu bir hukuk boşluğu.

    hukukta çocukla rızası dahlinde ve hatta veli rızası dahlinde evlilik olamaz. bu suç. tabi suçun vasfı çocuk istismarı. işte burada sıkıntı var.

    En azından yapılması gereken ise şu: çocukla evlenmek veya evlendirmek diye bir suç tanımı yapılması gerekiyor. çünkü bu hususta boşluk var ve bu istismara dahil ediliyor. istismar kelimesi ise daha ağır olan çocuk tacizi ve çocuk tecavüzünü de kapsayan geniş bir tanım.

    aslında yeni düzenlemede yapılmak istenen rıza dahilinde çocukla evlenen veya çocuğunu evlendiren mahkum ile, çocuk tacizcisi, çocuk tecavüzcülerini ayırmak.

    Ben konunun çok hassas olduğunu, aceleye geldiğini düşünüyorum. Bu yüzden hep beraber oturup hazırlanacak bir yasadan tarafım. Bu 'rıza dahilinde' konusu sui-istimale uğrayacak bir konu. Bunlar enine boyuna konuşularak yapılmalı. Rıza dahilinde evlilik suç olmasın dersen bu defa özellikle doğuda çocuk evlendirmeleri artacaktır. Hoş şuanda var.

    Peki nasıl olabilir? Tekraren derim çok hassas bir konu, fakat şu kadar var ki 16 yaş üstü reşit olmayanlarda kemik yaşı hesaplama, hukuki sonuç algısının belirlenmesi, kendini ifade edebilme gibi kabiliyetleri gösteren raporlar bilirkişilere düzenletiliyor, hali hazırda böyle uygulamalar var. Böylece rıza dahilindeki veya cezai sorumluluk gerektiren suçlarda reşit ile çocuk arası bir hayali sınıfta değerlendirmeler yapılıyor. Bunlar bir ipucu olabilir.

    İnşaallah haklar ve hukuklar zayi olmaz.

    1. 0
      İşte günümüzün yalanı da bu;"aslında yeni düzenlemede yapılmak istenen rıza dahilinde çocukla evlenen veya çocuğunu evlendiren mahkum ile, çocuk tacizcisi, çocuk tecavüzcülerini ayırmak."birçok bakımdan bu koca bir yalan;1- Yasa teklifi son derece açık, i...

      İşte günümüzün yalanı da bu;

      "aslında yeni düzenlemede yapılmak istenen rıza dahilinde çocukla evlenen veya çocuğunu evlendiren mahkum ile, çocuk tacizcisi, çocuk tecavüzcülerini ayırmak."

      birçok bakımdan bu koca bir yalan;

      1- Yasa teklifi son derece açık, imzalı hali burada mevcut. 16 yaş ifadesi yasa tasarısında yok. 15 yaşında tecavüze uğrayanı kapsamadığına ilişkin hiçbir hüküm yok.

      2- Cinsel istismardan önce aile birliğinin kurulmuş olmasına dair herhangi bir hüküm yok.

      Tamamen farazi, tamamen uydurma bir hikaye. Her tarafı yalan dolu bir kıvırtma operasyonu.

      İşte o tasarı;

      "Cebir, tehdit hile veya iradeyi etkileyin başka bir neden olmaksızın 16/11/2016 tarihine kadar işlenen cinsel istismar suçunda, mağdurla failin evlenmesi durumunda, Ceza Muhakemesi Kanununu 231 inci maddesindeki koşullara bakılmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hüküm verilmiş ise cezanın infazının ertelenmesine karar verilir. Zaman aşımı süresi içinde evliliğin, failin kusuruyla sona ermesi halinde fail hakkındaki hüküm açıklanır ve cezanın infazına devam olunur. Bu fıkra uyarınca fail hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya cezanın infazının ertelenmesine karar verilmesi durumunda, suça azmettiren veya işlenişine yardım edenler hakkında kamu davasının düşmesine veya infazın ortadan kaldırılmasına karar verilir"

      İşte o gerekçe;

      "Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın işlenen cinsel istismar suçunda, mağdur ile failin evlenmesi durumunda fail hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya cezanın infazının ertelenmesine, imkan veren düzenleme yapılmaktadır."

      Hani yapılan evlilikler içindeki durum? Nerede aile birliği? Hani kendi rızası ile evlenen çocuklar? Nerede?

      Rica ediyorum, kıvırmayın, iddialarınızı kanıtlayın. Bu kadar haysiyetsiz, bu kadar namussuz, bu kadar adice bir önerinin arkasında durmayın, enkazı altında kalırsınız.

    2. 0
      öncelikle yeni tasarıyı ve girişilen hamleyi savunan konumuna düşürülmek istemem, yukarıdaki yorumumdan bu çıkmaz, bunu söyleyerek başlayayım.ikincisi ister hoşunuza gider ister gitmez şöyle bir durum ve bundan kaynaklanan mağduriyet var: "Rızası dahilind...

      öncelikle yeni tasarıyı ve girişilen hamleyi savunan konumuna düşürülmek istemem, yukarıdaki yorumumdan bu çıkmaz, bunu söyleyerek başlayayım.

      ikincisi ister hoşunuza gider ister gitmez şöyle bir durum ve bundan kaynaklanan mağduriyet var: "Rızası dahilinde ve hatta çoğu zaman ailesinden kaçarak evlenen çocuk yaş sınıfındaki bireyler çocuğun cinsel istismarı suçuyla yargılanıp bu suçla cezalandırılıyor. Mahkumlar ve aileleri sürekli olarak bu yönde dilekçeleri mahkemelere, belediyelere, bimere, cumhurbaşkanlığına ve seçtikleri vekillere iletiyorlar. Tasarının çıkış noktası burası, burada hiçbir şaibe yok boşuna nefes tüketilmesin. Tasarının gündeme gelmesi bu noktadan çıkıyor ama ne yazık ki tasarı o kadar üstünkörü ve hukuki zeminden yoksun ki bu noktalara değinilmemiş bile.

      Ben bu noktada çocuğun rızası dahilinde evlendirilmesine dahi karşıyım, çocuk sınıfındakinin elbette bu evlilikten doğacak hayati ve hukuki neticeleri kavrama kabiliyetinden şüpheliyim, bu yüzden rıza dahilinde dahi ''serbesttir'' deyip ucunu açmamak gerektiğini düşünüyorum. Fakat bu şekilde evlenen veya evlendirilen çocuklarında, çocuk taciz ve tecavüzü suçuyla yargılanmasını ve bu suçun ceza sınırlarından cezalandırılmasına da karşıyım.

      Üçüncüsü, Tasarının çıkış noktası her ne kadar bu nokta ise de, hukuki bir girişimle değil, vekillik dürtüsüyle hareket edilmiş olduğu aşikar, böyle acele ve üstünkörü bir öneriyle gelinmiş. Halbuki daha önceki cevabımda vurguladığım, hukuki tanım eksikliğine hiç değinilmemiş ve yasa yapmaktan çok özel durumla bir mağduriyet giderme yoluna gidilmiş.

      Bir numaralı maddedeki yaş, çocuk sıfatı, rıza, evlenme evlendirme gibi konulara değinilmemesi tekraren dediğim gibi, yasa yapma dürtü ve kabiliyetiyle değil, vekillik ve insani dürtülerle hareket edilmiş olmasından kaynaklanıyor, elbette bu ölümcül bir hata, bunun çözümü de yukarıda söylediğim: Ben konunun çok hassas olduğunu, aceleye geldiğini düşünüyorum. Bu yüzden hep beraber oturup hazırlanacak bir yasadan tarafım. " diyerek zaten konunun hukuktan bağımsız bir tasarıyla sunulduğunu, hep beraber, hukukçularla, vekillerle, mağdur talepleriyle incelenmesi gerektiğini vurguladım.

      Sonuç:

      1-Tasarının çıkış sebebi her ne kadar tasarıya yansımasada arka planda hukukçular olarak görüyoruz ki: çocuk yaş sınıfına dahil bireylerle yapılan evlenme ve evlendirmelerden doğan suçların cinsel istismar dahilinde tecziyesi. Bu da cezanın üst ve alt sınırı konusunda birtakım mağduriyetlere sebep oluyor. Çünkü tacizci ile rıza dahilindeki çocuk evlilikleri bir kefede yargılanıyor.Bu hukuki bir boşluk.

      2-Mağduriyetler ve beklentiler hukuki bir alana dair olmasına rağmen, tasarı hukuki zeminde tasarlanmadığından ölümcül eksikleri haiz, üstünkörü bir metin. (bu noktada ilk yorumla ikinci yorum arasında bir çelişkim sözkonusu değil,)


      Son olarak: Tartışma konu üzerinden yürüsün. Şahıslar üzerinden yürümesin. Şahsın elindekini çürütürseniz o konuda şahsın ne mal olduğunu zaten herkes anlar, doğrudan şahsa karşı ithamda bulunmak, üstü kapalı dolambaçlı hakaretlerde bulunmak meseleyi şahsileştirecek, tartışma hakikate ulaşmak değilde sidik yarışına dönüşecek. Bu noktalara dikkat edilmeli.

      Ne söylediğin ne kadar önemliyse nasıl söylediğin de çok önemli. Zaten uslup ve saygı yönünden çöplüğe dönüşmüş olan sözlük ve forum mecralarına burayı da katmanın lüzumu yok. Burası temiz bir uslubla tartışmaya, şahsa yönelik değil konuya yönelik konuşmaya özenilen nadir bir yer olarak kalsın.

    3. 0

      babilbaligi hocam imzalı link kırık

    4. 0
      Çok kısa 2 sorum var;1- Yasanın metninde ve gerekçesinde yer almayan bir hususu "hukukçular olarak" nereden nasıl görüyorsunuz? Gizemli gözlükleriniz, efsunlu perdeleriniz mi var?2- Mesela 18 yaşından küçük bir çocuk "kendi rızasıyla" gidip alkol veya sig...

      Çok kısa 2 sorum var;

      1- Yasanın metninde ve gerekçesinde yer almayan bir hususu "hukukçular olarak" nereden nasıl görüyorsunuz? Gizemli gözlükleriniz, efsunlu perdeleriniz mi var?

      2- Mesela 18 yaşından küçük bir çocuk "kendi rızasıyla" gidip alkol veya sigara satın alsa, bunu da "rızası olduğu" için meşru görecek misiniz? Ailesinden kaçıp bilerek, isteyerek alan bir çocuğa sigara satan işletmelerin cezası da affolacak mı? Yoksa bir paket sigara almaya "rızası" ya da "iradesi" yetmeyen çocukların "rızası ve iradesi" bir evlat yetiştirmeye yetiyor mu?

      Ortada hukuki bir yanlış anlama falan yok. Ortada olan geçen 18 yaş altındaki bir çocuğun rızasının olmayacağı. Bunun başka temellerle delinmeye çalışıldığı açık. "Eheh, yasaya yazılması unutulmuş" falan demek açıkça kıvırmak. Madem hukukçusunuz, gayet net bir biçimde biliyor olmanız gerekir; o gece orada toplantı yeter sayısı olsa ve bu paçavra yasalaşsa, tecavüz ettiği bir kadın ile evlenen bir kişi ceza alır mı almaz mı? Metin hiç de üstünkörü hazırlanmış değil, niyeti gayet belli bir metin. Bu niyeti savunamayınca kıvıranlar niyeti farklı gibi göstermek istiyor sadece.


      Savunuyor gibi görünmek istemiyorsanız, basitçe savunmayın. Ya olduğunuz gibi görünün, ya göründüğünüz gibi olun.

    5. 0
      birinci sorunun cevabı son yorumun ikinci paragrafında var,ikinci sorunun cevabı üçüncü paragrafımda var.kıvırmak gibi kelimeleri kullanarak konuya kattığın faydayı da kelimenin dibine dipnot olarak yaz ki bilelim.bence konu tavazzuh etti. şahsi kapışmala...

      birinci sorunun cevabı son yorumun ikinci paragrafında var,

      ikinci sorunun cevabı üçüncü paragrafımda var.

      kıvırmak gibi kelimeleri kullanarak konuya kattığın faydayı da kelimenin dibine dipnot olarak yaz ki bilelim.

      bence konu tavazzuh etti. şahsi kapışmaların yeri ise burası değil.