1. 3

Değişen değer yargıları dünyanın geçmiş dönemlerinde de olmuştur kuşkusuz fakat artık bilim ve akıl çağında olmamıza rağmen ve geçmişten dersler çıkarmamız gerekirken akıl,mantık ve manevi değerlerden gittikçe uzaklaşmış olmamız üzücü ve düşündürücüdür,Bunun en önemli nedeni YENİ DÜNYA DÜZENİ gibi ılımlı bir ad verilerek kapitalizmin tekrar sunulması ile dünya toplumlarının maddeciliği büyük bir ikram ve ilke olarak kabul etmiş olması,en kötü tarafı benimsemesinden kaynaklanmasıdır, insanlık kendini medeni sandığı bir çağda ahlaki ve manevi bir yozlaşmanın içinde bulmuştur ne yazık ki.

Artık inançların dahi alaya alındığı fakat yeri gelince de fütursuzca her amaç için alet olarak kullanıldığı ve amaca ulaşmak için mubah sayıldığı bir ortam da toplum içinde bir birey olarak ne kadar doğru davranışlarda bulunursak bulunalım, toplumların ve ülkelerin alışkanlıklarının ve değer yargılarının kötüye doğru evrilmesini engellememiz gittikçe zorlaşmaktadır. Hatta dürüst bir birey olmanın günümüz dünyasında akılsızlık ve saflık olarak değerlendirilmesi, alay konusu olması, bunun karşılığında bir mevkiye makama gelmek için kullanılan tüm haksız ve kötü davranışlarda bulunan kişilerin, kurumların ve devlet yönetimlerinin davranışları meşru görülerek bu tarz davranışların başarıya ulaşılabilmesi için çeşitli iletişim araçları ile gereken doğru değerler olarak gösterilmesi,lanse edilmesi, dürüst toplum ve bireylerin de maneviyatını kırmakta ve bu zorlayıcı sebeplerden dolayı bir ikilem arasında bocalamasına, yani doğru yaptıklarından emin olamamasına,emin olsa dahi bu sunulana çoğu zaman zarar görmemek adına mahkum ve mecbur kalmalarına sebep olmaktadır.

Yani zaten azınlıkta olan, doğru ve mantıklı değerlere sahip toplumların ve bireylerin bu mecburi zorunluluklar ile düşünce ve davranışlarını menfi yolda değiştirmelerine yol açmaktadır ve bu gidiş maalesef içimizi ferahlatan bir sona doğru gitmediğimizi, böyle devam edilmesi durumunda, yani küçük menfaatler uğruna büyük zararlara, insanlığın savaşlarla dolu açlık ve sefalet dolu gelecek yıllara koşar adım gitmesine yol açacaktır, şu anda dünya da yaşanan ekonomik darlık ve siyasi kaos, savaşlar bile maalesef geleceğin adeta bir provası ve göstergesi niteliği taşımaktadır.Bunun insanlık için fayda getirmeyeceği bilinmesine rağmen ısrarla uygulanması ise en ürkütücü olanıdır.

4 yanıt
  1. 2
    Emre Özdemir
    Ünvan yok · 1 ay önce

    Tespitlere katılıyorum, çok yerinde tespitler. Mesela

    dürüst toplum ve bireylerin de maneviyatını kırmakta ve bu zorlayıcı sebeplerden dolayı bir ikilem arasında bocalamasına, yani doğru yaptıklarından emin olamamasına,emin olsa dahi bu sunulana çoğu zaman zarar görmemek adına mahkum ve mecbur kalmalarına sebep olmaktadır.

    Fakat bütün bunların yeni şeyler olduğunu ve Yeni Dünya Düzeni terimini hakettiğini düşünmüyorum. Ayrıca bu kavram söylediğinizden ayrı bir manada komplo teorisi olarak literatürde mevcut, dolayısıyla başlığı görünce konu bununla alakalı zannettim (wiki, wiki 2). Muhtemelen yaşadığımız toplumdaki anlık duruma bakarak bunları söylüyoruz fakat aynı durum belki batı dünyasında yarım asır önce yaşanıyordu ve bir çok toplumda daha sonra yaşanacak. Yani yeni bir durum deği bu.

    Savaş, kaos, açlık/sefalet vb. insanlık tarihinin başından beri var. Böyle bir dünyanın ideolojik uzantısı olarak buna çanak tutan bir ahlak(sızlık) ahlakı da ortaya çıkıyor. Bu "kötü"lerin mazeret bildirimi olarak kabul edilebilir. Bu durumda "dürüst bireyler"in bir yandan yaşam mücadelesi verirken bir yandan ilkelerini korumaya çalışması ve ikilemler içinde kalması da gayet doğal olmakta, bunda şaşılacak bir şey yok. Ama erdemli olmanın bizim toplumumuzda gitgide enayilik olarak algılandığı da bir gerçek. Ne olursa olsun kıymet bilenler illa ki vardır, kimse yoksa da Allah var :)

  2. 1
    Ulaş
    Yazılım Geliştirici · 1 ay önce

    Dediklerinize katiliyorum ancak kendimizi karamsarliga gömmek gibi ve herseyi bu Dunya ile ölcmek gibi bir sansimiz yok. Peygamberler ve onunla beraber olanlar her çağda asagilandi, dalga gecildi, iskence gordu ve oldurulduler. Onlar yolundan donmedi, ilkelerinden taviz vermeden her turlu riske, tehlikeye karsi kimseden karsilik beklemeden kimseye boyun egmeden yalnizca Allah'a guvenip hakki haykirdiar, cunku Allah bize yeter diyenler icin Allah'ın yardimi pek yakindir, yarattiklarini dagin zirvesine cikardigi gibi yerin dibine sokmaya gucu yeter. Seytanin ve seytanlasanlarin amaci bosadir, bunu seytanda biliyor. Yapmamiz gereken yaratilis amacimiza göre okuyup, anlayip, yasamaktir.

    1. 0
      Bu yazdıklarınızı tabi ki biliyorum ve katılıyorum.Ancak Allah'ın adaletsizlikler ve kötülüklerle mücadele edilmesi emrine dünyanın uymadığı da açıkça görülüyor, hele ki şu çağda artık her şey bilinirken,cahiliye dönemlerini anlamak mümkün ama b...

      Bu yazdıklarınızı tabi ki biliyorum ve katılıyorum.Ancak Allah'ın adaletsizlikler ve kötülüklerle mücadele edilmesi emrine dünyanın uymadığı da açıkça görülüyor, hele ki şu çağda artık her şey bilinirken,cahiliye dönemlerini anlamak mümkün ama bile bile yapılanları önlemek daha da zorlaşmış görünüyor ve daha da önemli bir hal almıştır, yani tehlike şimdi her zamankinden fazla artmıştır,ben buna dikkat çekmek istedim. Allah muhakkak ki güç yetirendir, ama insana da özgür irade vermiştir,ve bunu da kutsal kitaplarda her zaman ne yaparsanız kendi eliniz ile yaparsınız diye de uyarmıştır insanlığı,bu sözde insanlığa verilmiş görev ve sorumluluklar vardır. Bu uyarılardan hiç bir ders alınmamış ben onu söylemeye çalışıyorum.Daha sonraki insanlık ömründe karamsarlığa düşmemek için sadece yorumların değil icraatların da artması için gayret gösterilmesi gerekir artık diye düşünüyorum. İlginiz ve paylaşımınız için de teşekkür ederim.

    2. 1
      Yorumunuz için bende teşekkür ederim, dediğiniz gibi, insanlar söylemlerini eyleme dönüştürmediği müddetçe bu zillet devam edecektir, şunu unutmayalım ki her çağda cesur, imanlı birileri zulme baş kaldırıyor, onlardan olmamız ümidiyle.

      Yorumunuz için bende teşekkür ederim, dediğiniz gibi, insanlar söylemlerini eyleme dönüştürmediği müddetçe bu zillet devam edecektir, şunu unutmayalım ki her çağda cesur, imanlı birileri zulme baş kaldırıyor, onlardan olmamız ümidiyle.